
Bugün çok zamanım var...24 saat, 1440 dakika, 86400 saniye ve 8.64x10E6 sanise. Evet günü saniselere ayırdığında 6 sıfıra ulaşan zamanlarım var benim. Ortalama 1.3 x10E6 kere nefes alabilir, yaklaşık o kadar göz kırpabilirim ve 352800 bebek doğup146880 kişi ölür dakikada. Dünya nüfusu dakikada 2.5 kat artarken, bir yerlerde hayatlar sanise düzeyinde değişir, biter, tekrar oluşur. Zamandan çalınmış bu bir gün, 24 saat, 1440 dakikayı biryerlerde toplayabilsek, her kişiden bir gün alabilsek, 6 milyar günlük zamanımız olurdu...harcadığımız her gün dünyada 6 milyar gün yaşanıyor, her günü bir yaşamın bir günü olarak varsayarsak. Her bireyi yakınındaki 100.000 insanla dolaylı, dolaysız ilişkide olarak kabul edersek, mikro düzeyde yaşamların o dakikalarda bir başka yaşamı nasıl etkilediğini, birçok yöne ilerleyebilen bir domino taşlar sırasında ilerde hangi taşın ne yöne açılan başka bir sırayı dağıtabileceğini düşünmek...kendi etkilerimizi, bizi etkileyen faktörlerin kaynağının bir başkasının hayatında neyi değiştirdiğini, neyin değişiminden geldiğini görebilsek. İşte bugün, beni hayatımın 24 saatinden 16 saatini yatak odasında geçirmek durumuna sokan o grip virüsünün bir önceki sahibinin kim olduğunu bilmesem de, ben de bir çok kişi gibi yatakta ter atıp iyileşmeyi beklerken bir film izleyeyim dedim. Filmin ismi “Lucia ve Seks”. Fransız İspanyol ortak yapımı filme neden bu ismi verdiklerini bilmiyorum, çünkü cinsellik filmde öyle çok ön planda değil, hayattaki yerinde, nerde olması gerekiyorsa orda kullanılmış. Ha 18 altı bir film değil onu da belirteyim. Lakin İspanyol kültüründe cinselliğin işlenişine aşıkar olanlar için, filme ismini vermesi gereken yoğunlukta değil demek istediğim. Ay ya da fener olabilirdi mesela. Renkler yine çok güzel, oyunculuk sade ve gerçekçi. Kadın dünyanın her yerinde aynı kadı ve erkekte öyle. Kelebek etkisinin doğa üstü özellikler kullanılmadan anlatılışı, bir yerde birbirine teğet geçmiş gibi görünsede, onlarca hayatı aslında bir ortak kümede birleştirmiş bir senaryo. Ben sevdim, ne izlesem diyenlere tavsiye edebileceğim çok yüksek beklentilere cevap veremeyebilecek bir film.
08 Eki 2009
Kırmızı burun ve film
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

0 yorum:
Yorum Gönder